Forgot password

Takıya İlgi Duyanları Üreticiyle Buluşturan Platform: Butekmi

BTM bünyesinde gerçekleştirilen Yükselen Markalar’a katılan projelerden biri olan Butekmi’nin kurucusu Meryem İşliyen, Anadolu’da hünerli elleri ile takı yapan üreticileri takıya ilgi duyanlarla buluşturuyor

İstanbul Ticaret Odası (İTO) liderliğinde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), İstanbul Kadın Girişimciler Kurulu (İKGK) ve Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM) işbirliğinde hayata geçirilen Yükselen Markalar Projesi’ne katılan projelerden biri Butekmi projesi oldu. Butekmi, kırsalda takı yapan üreticiler ile takıya ilgi duyanları aynı platformda buluşturma işlevi görüyor. Butekmi’nin bir nevi pazaryeri olduğunu belirten projenin sahibi Meryem İşliyen, şu an BTM’nin kuluçka programında çalışmalarını sürdürüyor. Meryem İşliyen, Butekmi adlı girişimini ve girişimcilik serüvenini Ticaret okurlarıyla paylaştı.

 

Kendinizden ve girişiminizden kısaca bahseder misiniz?

Ben Meryem İşliyen. Aslen Mardinliyim, Düzce’de büyüdüm.4 kardeşin içindeki tek kız çocuğuyum. Çocukluğumdan beri meraklı, araştırmayı, okumayı, topluma hizmeti seven biri oldum. Akçakoca Lisesi’nin ardından TOBB ETÜ Tarih bölümünde eğitim gördüm. Bir girişim kurmaya karar verdiğimde eksikliklerimi gidermek için bu alanda kendimi geliştirmeye çalıştım. Galatasaray Üniversitesi, İTÜ Çekirdek, Facebook İstasyon, Yeniden Biz, JCI / Arya Women’da girişimcilik eğitimleri aldım. Butekmi isimli markamı güçlendirmek amacıyla BTM’nin Kuluçka programında eğitimlerime devam ediyorum. Butekmi ekibi muhasebe, hukuk, grafik, fotoğraflama, tasarım gibi özel tüm destekleri dışarıdan ihtiyaç duydukça almakla birlikte, ekip temelde üreticiler ve benden oluşuyor. Bir mentorum tek kişilik holding benzetmesi yapardı bizlere. Gerekli görene kadar bu şekilde devam edeceğim.

 

Girişiminizi hayata geçirirken ve ekibinizi oluştururken ne gibi zorluklar yaşadınız?

Öncelikle sermaye bulmakta zorlandım. Yatırımcı adayları oldu zaman zaman fakat çok iyi niyetli tekliflerle gelmediler. Yapıcı teklifler almaya başladıktan sonra da artık yatırım almak istemediğimi fark ettim. İkinci olarak, tasarım hiç bilmediğim bir alan, kullanıcıyı ve beklentilerini anlamak, doğru motifin doğru şekilde oluşturulması, benim için yepyeni öğrenme alanları oldu diyebilirim. Ayrıca yetenekli üreticilere ulaşmak bir hayli zamanımı aldı. Şu anda mevcut üreticilerin tamamı Mardin’de. Pandemide yüz yüze iletişim kuramadan aynı dili konuşmanın ve birbirimizi anlamanın zaman zaman zorlayıcı olduğunu da deneyimledim.

 

Müşteri profiliniz kimlerden oluşuyor?

İlgi alanları itibari ile de dost olmak istediğim bir müşteri profilim var. Ağırlıklı olarak, 25 yaş üstü, orta ve yüksek gelirli, geleneksel el sanatlarına ilgi duyan, kişiselleştirilmiş ürün algısı güçlü ve satın alma alışkanlıklarında sosyal fayda amacı güden, büyükşehirlerde yaşayan bir kitleye hitap ediyorum. 

 

Pandemi süreci projenizi nasıl etkiledi?

Pandeminin başlarında girişimim proje şeklindeydi ve hayata geçmemişti. O süreç girişimimde birtakım güncellemeler yapmamı ve kullandığımız tüm motiflerin tarihi ve kültürel altyapısını anlatarak “takılabilir hikayeler” mottosuyla kullanıcıların karşısına çıkmamı sağladı. Ayrıca internet başında ve evde geçirilen zamanın artması e-ticarete yönelimi hızlandırdı. Tüm bunlar benim için bir avantaja dönüştü.

 

BTM’de olmak projenize ne gibi katkılar sağladı?

Galatasaray Üniversitesi’nde girişimcilik eğitimi aldığım sıralarda BTM’de eğitim gören bir girişimci arkadaşım buradan övgüyle bahsediyordu. Tam anlamıyla ise Yükselen Markalar Projesi’nde tanıştım BTM’yle. Eğitimlerin standartların üstünde olduğunu görünce bu aileye dahil olmakla çok istekli davrandım. Şu anda gerçekçi, vizyoner, iyi iletişim kurabildiğimiz mentorlardan eğitim alıyoruz. Girişimcilik eğitimlerinde genelde aynı şeylerin tekrar edildiğini görüp hayal kırıklığına uğrayabiliyordum. Fakat burada yeni şeyler öğrenip, girişimimi nasıl daha iyi bir markaya dönüştürebileceğime dair derinlemesine bir eğitim alma şansı yakaladım.

 

Global ve Türkiye pazarında kendinizi nerede konumlandırmayı düşünüyorsunuz?

Butekmi ile geleneksel el sanatları markası olmak için yola çıktım. Takı ve aksesuar alanındaki tasarımlarımız, özünden koparılmadan her yaş grubundan kişilerin kullanımına uygun hale getiriliyor. Hedefim Türkiye’de el sanatları denildiğinde ilk akla gelen marka olmak. Geçtiğimiz aylarda ise ilk ihracatımı İngiltere’ye gerçekleştirmekle birliktetemelde hedef pazar olarak Amerika’yı belirledim ve bu alanda adımlar atmaya başlıyorum.

 

Bir kadın girişimci olarak ne gibi zorluklar yaşadınız? 

Girişimci olmak zor, kadın girişimci olmak daha zor. Hem kadın, hem genç girişimci olmak çok çok daha zor. Öncelikle gençlere güvenilmeyen bir coğrafyada yaşıyoruz. Bizler tarafından bir fikir ortaya atıldığında yeterli desteği almıyoruz. Ayrıca girişimcilik kesin başarı, düzenli maaş, meslek itibari ile saygınlık getirmiyor. Dolayısıyla yakın çevreniz bu konudaki endişelerini sık sık ifade edip sizi vazgeçirmeye çalışıyor. Örneğin benim ailem aldığım kaliteli bir eğitimin ardından garanti işten ziyade böyle bir alana yönelmemi kesinlikle istemedi. Girişimci arkadaşım Tuğba Cici bir sohbetimizde, girişimci olunca bir süre sonra motivasyonunu yüksek tutmak için sana ve yapabileceklerine inanmayan, enerjini düşüren insanları tek tek uzaklaştırıyorsun çevrenden, demişti. Benim için de mevcutta öyle. İnişli çıkışlı, birçok kırılma noktası yaşadığımız bir süreçte olabildiğince sizi geliştirecek hatta sizinle benzer kaygılarda olan, ortak duyguda birleştiğiniz girişimci arkadaşlar edinmeniz çok yapıcı olabiliyor. Girişimim için araştırmalara başladığımda birkaç istisna dışında bana, aklına koyduğunu yaparsın, dedi insanlar. Fakat aklıma koyduğumu gerçekleştirme hakkında aferin, iyi fikirden öteye gitmedi destekleri. Derinlerde bir yerlerde bir kadının ne kadar ileriye gidebileceği hakkında güvensiz hissedip, altından kalkamayacağınıza inanıyor olabilirler, şeklinde yorumluyorum bunu.

 

Türkiye’de sosyal girişimciliği nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce yeterli ilgiyi görüyor mu?

Türkiye’de sosyal girişimcilik çok anlaşılamamış, romantik bulunan bir alan. Yaratılan sosyal faydadan ziyade kazanca odaklanılıyor. Haksız da değiller. Girişimci bir şekilde hayat standartlarını yükseltemediğinde kendisinde yola devam etme gücü ve motivasyonunu göremeyip vazgeçiyor ya da kendisine başka bir geçim kaynağı bulup hobi olarak devam ediyor. Bu da odağını kaybetmesine sebep oluyor. Bir de yurt dışında oldukça yaygın olmasına rağmen ülkemizde sosyal fayda yaratılan bir işten kazanç sağlanması kültürü pek yok. Sosyal girişim kültürünün yerleşmesi için zamana, başarılı ve iyi örneklere ihtiyaç var. Butekmi ile onlardan biri olmayı umuyorum.

 

Eklemek istedikleriniz…

En büyük hayalim çocuklara ve gençlere örnek olmak ve bunu her röportajımda dile getirmekten keyif alıyorum. Girişimcilik serüvenimi ve hayalimi paylaşma imkanı sağladığınız için teşekkür ederim.

BTM Newsletter

Subscribe to get the latest news and updates from BTM

BTM YouTube
BTM Instagram
BTM LinkedIn

Hesabınız yok mu? Hemen ücretsiz kayıt olun.

Web sitemizi kullanarak Kullanım ve Gizlilik Koşulları'nı ve Aydınlatma Metni'ni okuyup, anladığınızı kabul etmiş sayılırsınız.